FAHRETTIN's profileATATÜRK's spacePhotosBlogListsMore ![]() | Help |
"Nöbetteyiz Türkiye" imza kampanyası.
Alıntı "Nöbetteyiz Türkiye" imza kampanyası. Konuşulan konu iyice azıttılar, yazıklar olsun.
Alıntı iyice azıttılar, yazıklar olsun. Konuşulan konu 80 yıl önce dedim ki; Ey Türk gençliği!
Alıntı 80 yıl önce dedim ki; Ey Türk gençliği! Emanet
Bir takım şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen ve falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacılara talih ve hayatlarını emniyet eden insanlardan meydana gelmiş bir kitleye medeni bir millet gözüyle bakılabilir mi? Milletimizin hakiki mahiyetini yanlış mânâda gösterebilen ve yıllarca göstermiş olan bu gibi unsur ve müesseseler Yeni Türkiye Devleti'nde, Türk Cumhuriyeti'nde devam ettirilmeli miydi? Buna önem vermemek, ilerleme ve yenileşme adına en büyük ve telâfisiz hata olmaz mıydı? İşte biz, Takrir-i Sükûn Kanunu'nun yürürlükte olmasından faydalandık ise, bu tarihi hatayı yeniden işlememek için, milletimizin mutaasıp ve ortaçağa has zihniyette olmadığını ispat etmek için faydalandık. Milletimizin sosyal, ekonomik, kısaca bütün medenî iş ve münasebetlerinde hayırlı neticeler veren yeni kanunlarımız da… Kadın hak ve hürriyetlerini sağlayan ve aile hayatını sağlamlaştıran Medenî Kanun da bu bahsettiğimiz dönemde çıkarılmıştır. Görülüyor ki biz, her vasıtadan yalnız ve ancak bir görüşle faydalanırız. O görüş şudur: Türk milletini medenî dünyada lâyık olduğu mevkie yükseltmek ve Türk Cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde her gün daha çok güçlendirmek… 1919 yılının 19 Mayıs'ından 1927 yılına kadarki olayları ve yaşantımı belgelere dayanarak bütün açıklığı ile 15-20 Ekim 1927'de Meclis'te yapılan Cumhuriyet Halk Partisi'nin ikinci kurultayında altı gün boyunca okudum. Bu nutuk benim ve milletimin ölüm kalım savaşının hikâyesidir. Sizi günlerce yoran uzun ve teferruatlı nutkum, en nihayet mazi olmuş bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve yarın ki evlâtlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları gösterebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım. Bu nutkumla, milli varlığı sona ermiş sanılan büyük bir milletin bağımsızlığını nasıl kazandığını ve ilim ve tekniğin en son prensiplerine dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu ifadeye çalıştım. Bugün ulaştığımız netice, yüzyıllardan beri çekilen milli felâketlerin yarattığı uyanıklığın sonucu ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu neticeyi Türk Gençliğine Emanet Ediyorum! Mustafa Kemal ATATÜRK
![]() millet uyarmistir, baska uyariya gerek yoktur!..."koyun kurt ile gezerdi, fikir baska baska olmasa" - ASIK VEYSEL aman vekiller, demokrasiyi incitmeden cumhuriyetimizi yuceltin. millet ne yapmaniz gerektigini sizlere baska uyariya gerek yoktur. -- ¶baba€®€gliay35™ http://feregliay.spaces.live.com/ bizler bugun dogduk, 23 nisan ulusal egemenlik bayramimiz kutlu olsun.ulusal egemenliğin tüm dünyaya ilanının ilk adımlarının atıldığı,
hakimiyetin millete ait olduğunun duyurulduğu, osmanlıdan türkiye cumhuriyetine gidişinin başladığı, kulun, kula kulluğunun sona erdirildiği bugünün (23 nisan 1920) coşkusunun farklı olması gerekir. bizler bugün doğduk, kutlu olsun çocuklar. ![]() ........ ![]() ![]() önerdiğim bir web:
kişisel egemenlikten milli egemenliğe önerdiğim dinletiler: http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/turkiyemiz.mp3 http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/guzel_yurdum.mp3 http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/turkiyenin_dort_yaninda.mp3 http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/benim_yuce_milletim.mp3 http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/a_dan_z_ye_turkiyemiz.mp3 NEDEN BABA ? (Okumak icin lutfen zaman yaratiniz)
Alıntı kaynağı:
Not: Bu metindeki Turkce karakterler www.TurkceKarakter.com sitesinde en yakin karsiliklarina cevrilmistir. -- ¶baba€®€gliay35™ http://feregliay.spaces.live.com/ Bu bayrak kırmızı, rengi şehit kanıdır hep kırmızı kalacak. Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar, laik
Bu bayrak kırmızı, rengi şehit kanıdır hep kırmızı kalacak. Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar, laik Cumhurbaşkanı Yemini
Cumhurbaskani Yemini AVRUPA’YA RÖNESANS GEREK..AVRUPA’YA RÖNESANS GEREK..
Suay Karaman Tüm Öğretim Üyeleri Derneği (TÜMÖD) Genel Sekreteri
6 Mart 2007 günü, Türkiye’den yaklaşık 170 çılgın Türk ile diğer ülkelerden yaklaşık 130 çılgın Türk, İşçi Partisi Genel Başkanı sayın Doğu Perinçek’e, yargılandığı dava nedeniyle destek vermek için Lozan’da buluşmuşlardı. Aydınlanmış Avrupa, “Ermeni soykırımı yoktur, bu emperyalist bir yalandır” diyen Doğu Perinçek’i cezalandırırken, TCK’nin 301. maddesinin kaldırılarak Türklüğü aşağılayanların bağışlanmasını isteyerek, iki yüzlülüğünü gözler önüne sermiştir.
Lozan’a onlarca Rusça ve Ermenice belge götürerek, Batılı emperyalistlerin yalanlarını yüzlerine vurmak isteyen Perinçek, mahkeme yerine, tiyatroya gittiğinden habersizdi. Bu belgelerde Ermenistan devlet adamlarının ve komutanlarının yazdıkları raporlar, aralarındaki yazışmalar; bir Ermeni soykırımı olmadığını, savaş içinde karşılıklı kırımların yaşandığı kanıtlamaktadır. Daha önemlisi Ermeni devlet adamları ve tarihçileri, bu savaşta Ermeni örgütlerinin emperyalist devletlere alet olduklarını ve Türkiye’nin vatan savunması yaptığını saptamışlardır. Doğu Perinçek, bütün siyasî partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin üstlenmesi gereken bir davayı tek başına götürmekte ve Türkiye adına büyük bir mücadele yürütmektedir. Bu mücadeleler Türkiye adına büyük yarar sağlayacaktır ve bu çabalar sayesinde bu yalan son bulacaktır. Bu dava ne Perinçek’in, ne İşçi Partisi’nin, ne Talat Paşa Komitesi’nin davasıdır. Bu dava, bütün Türk Ulusunun davasıdır. Bu nedenle Tüm Öğretim Üyeleri Derneği olarak, Lozan’da sayın Perinçek’e destek amacıyla bulunduk ve İsviçre mahkemelerinin durumunu yerinde görerek, medeni batı için bir kez daha hayal kırıklığına uğradık. Mahkemeyle ilgili bazı gözlemlerimizi şöyle özetlemek mümkündür: Mahkeme salonuna davalı Perinçek'in avukatları alınmadı, mahkeme sabahtan akşama kadar on bir saat sürdü, kısa bir yemek molası dışında içeri giriş çıkışlar yasaklandı, su veya tuvalet gereksinimi için dışarı çıkanlar bir daha içeri alınmadılar, davaya isteyen İsviçre Ermenileri müdahil olarak katıldılar ama davalı tarafın katılımına ciddi kısıtlama getirildi, müdahil tarafın avukatları ve şahitleri Fransızca konuşunca, tercüme yapılmadığı için davalıların yanıt vermeleri engellendi, müdahil tarafın avukatlarının ve şahitlerinin uzun uzun konuşmalarına karşılık, davacı tarafının sözleri sık sık kesilerek konuşturulmamıştır, davayı izlemek için içeri alınmayan çılgın Türkler on bir saat dışarıda soğukta bekletilmiş ve bir oturma salonu bile açılmamıştır. Genel izlenim odur ki, Lozan’daki bu mahkeme tarafsız ve adil bir mahkeme değildir; birçok usul hatası yapılmıştır. Lozan’daki yargılama sürecinde ortaya çıkan bu olumsuzlukların sonucunda, mahkeme, sayın Perinçek'i toplam olarak 90 gün hapis cezası karşılığında 28.873 İsviçre Frangı para cezasına çarptırmıştır. Bu para cezası içindeki 1.000 İsviçre Frangı’nın sembolik olarak İsviçre’deki Ermeni cemaatine ödenecek olmasını, aydınlık batının emperyalizme sığınması olarak düşünmek gerekmektedir. Bu sembolik ceza ile, Ermenilere karşı yapılan sözde soykırım için özür dilenmesi gündeme getirilmek istenmiştir. Bu davanın asıl kaybeden tarafı İsviçre olmuştur. Gerçek yargılama ve adil kararlar ile sonuçlanacak bir mahkeme sürecinde, İsviçre kendisini temize çıkartarak, “Ermeni Soykırımını İnkar Yasası” gibi saçma bir yasayı da kaldırıp atarak, ifade özgürlüğü ve demokrasi konusunda başarılı bir savaşım verecekti. Emperyalist planlar sonucunda İsviçre kendisini karanlığa gömmek için elinden geleni yapmıştır. Avrupa’ya yeni bir Rönesans gerekmektedir.
Tüm dünyaya Ermeni tezlerinin gerçek dışı olduğunu anlatmak gerekmektedir. Bunun için tarihçilere, siyasetçilere, herkese büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. Bu dava ile emperyalizm, Türk ulusundan bir kez daha darbe yemiştir. Türkiye’nin emperyalizme 1922’de olduğu gibi, gene geçit vermeyeceğini anlamıştır. Bu davanın asıl hedefi Kemalist Devrim’dir, asıl konusu ise, Mustafa Kemal’in bize ve bütün ezilen uluslara gösterdiği hedeflerdir.
Atatürk’ün tam bağımsız, laik ve demokratik cumhuriyeti, ABD ve AB emperyalist saldırıları karşısında güç birliği yaparak başarıya ulaşacaktır..
Cumhuriyet, 27 Mart 2007. sozun bittigi yerde, haydi goreve...
sozun bittigi yerde, haydi goreve... yaşayan son iki gazimiz - gazeteci yazar Bülent TÜRKER belgeseliBülent Türker ve Zeki Ekici tarafından hazırlanan,
"Yaşayan son iki gazimiz" belgeseli.
Yaşayan son iki kurtuluş savaşı gazimizi belgeleyip,
-anıların yeni nesillere kalıcı olarak aktarılması yolunda-
bu vatana yaptığı hizmetten dolayı Sn. Bülent TÜRKER'i
kutluyorum ve şahsım adına teşekkür ediyorum.
Ve acı bir haberi sizlerle paylaştığım için üzülüyorum.
VEYSEL DEDEMİZ bugün (25.03.2007) Hakkın Rahmetine kavuştu.
Veysel Dedemizi ölümsüzleştirerek belgeleyen
Sn. Bülent TÜRKER' den Allah razı olsun.
VEYSEL DEDEMİZİN ruhu şad, mekanı cennet olsun. Çanakkale gönüllüsü Bülent TÜRKER' den
"Çanakkale Savaşında Yaşanmış Gerçek Hikayeler" kitabı.
Benden bir anı;
benim -rahmetli- babam da (1898-1954) Çanakkale Gazisi idi.
17 yaşındayken Çanakkale' de vatan müdaafasında yer almış.
ben 7 yaşındayken vefat etti.
anlatılanlardan hatırımda kalan tek şey;
"müthiş bir yokluk ve kıtlık, savaşta ölen atların etlerinin çiğ olarak askerler tarafından tüketildiği " oldu. eti pişirecek zamanları dahi olmamış. ve kırmızı eti eve kesinlikle sokmazdı. özeleştiri ve 18 mart 1915 Çanakkale Zaferi ve Şehitler günüözeleştiri ve 18 mart 1915 Çanakkale Zaferi ve Şehitler günü
Cumhuriyet' e sahip çıkın. Anladın SEN onu!... Cumhuriyet' e
sahip çık.
----------------------
Bu resimdeki mesajim cok aciktir.
Cumhuriyet' e ve ilkelerine ve dahi devrimlerine sahip cikilmasi dusuncemi yansitiyor.
Din ile ilgili herhangi bir imasi yoktur.
Tamamen kilik kiyafet devrimine uyulmasi gerektigi konusu islenmistir.
Baska bir anlam cikarimamasi gerekir.
Turk Devletinin Temel ilkelerini herhalde biliyorsunuzdur.
Alti tanedir. Bunlardan biri Cumhuriyetcilik, biri de laiklikdir.
Ataturk bu iki temel ilke icin neler demis bir bakalim isterseniz.
Cumhuriyetcilik:
*Turk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924) *Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet sekli demektir. (1933) *Cumhuriyet, yuksek ahlaki deger ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir.... (1925) *Hukumet millet ve millet hukumettir. (1925) Laiklik:
*Laiklik, yalniz din ve dunya islerinin ayrilmasi demek degildir. Butun yurttaslarin vicdan, ibadet ve din hurriyeti de demektir. (1930) *Laiklik, asla dinsizlik olmadigi gibi, sahte dindarlık ve buyuculukle mucadele kapisini actigi için, gercek dindarligin gelismesi imkanini temin etmistir. (1930) *Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdaninin emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygi gösteririz. Dusunuse ve duşunceye karsi degiliz. Biz sadece din islerini, millet ve devlet isleriyle karistirmamaya calisiyor, kasit ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakiniyoruz. (1926) Ataturk bir peygamber degildir. Bir tabu da degildir.
Kurulmasına onayak olmus, aracilik etmis oldugu Cumhuriyetin devami için, insanlarin bir bayrak altinda hepbirlikte huzur icinde yasamalari icin, bir millet olabilmeleri icin gerekli olan yasalarin konmasına, milletin de bu yasalara uymasina inanmistir. Sonucta;
* Halifelik kaldirilmistir.
* Tekke, zaviye ve turbeler kapatilmistir.
" Kanun, butun tarikatlarla birlikte, seyhlik, dervislik, muritlik, dedelik seyitlik, celebilik, babalik, emirlik, halifelik, falcilik, buyuculuk, ufurukculuk, gaipten haber vermek ve murada kavusturmak amaciyla muskacilik gibi, eylem, unvan ve sifatlarin kullanılmasini, bunlara ait hizmetlerin yapılmasini ve bu unvanlarla ilgili elbise giyilmesini de yasaklamıştır."
( MAALESEF -bugune kadar gelmis gecmis butun iktidarlarin TARiKATLARI oy avciligi malzemesi olarak kullanılmasi nedeniyle- GUNUMUZDE DE BU DURUM HALA DEVAM ETMEKTEDiR. )
* Kilik kiyafet devrimi yapilmistir.
Yalnızca Ataturk' un annesi ve esi basortulu degildir. Hepimizin annesi basortulu idi. Bizler onlarin basortusunden ne gocunduk, ne de utandik. Ama onlar ne karacarsafla kapatti bedenini, ne de beyinlerini hurafeyle doldurdu. Cumhuriyetin kendilerine kazandirdigi haklarini kullanarak beseri iliskilerine devam ederken, dini inanclarini da, Allah, Kur' an ve Peygamber sevgilerini de gonullerinde yasadilar. Bizlere de bunu ogrettiler, Allah razi olsun onlardan.
Cumhuriyetin temel ilkelerini destekleyen butunleyici ilkelerinden bir tanesi de;
insan ve insanlik Sevgisi hakkinda: "insanları mesut edecegim diye onlari birbirine bogazlatmak insanliktan uzak ve son derece uzulunecek bir sistemdir. insanlari mesut edecek yegane vasita, onlari birbirlerine yaklastirarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karsili kli maddi ve manevi ihtiyaclarini temine yarayan hareket ve enerjidir. (1931) Biz kimsenin dusmani degiliz. Yalniz insanligin dusmani olanlarin dusmaniyiz. (1936) " demis, Ataturk.
Ben ulema veya alim degilim. Din ile ilgili dusuncem de;
Yuce Allah dinin kurallarini belirlemistir, inananlar bu kurallara uymakla mukelleftir.
Bu kurallar uzerinde kullarin yorum yapmamasi, diger insanlarin dini inanclarini sorgulamamasi gerekir diye dusunuyorum. DiliNizden UTANMAYIN!..Cogunlukla uymaya calisdigim
DUZGUN TURKCE kullaniminda
maalesef bende istemeden
zaman zaman hatalar yapiyorum.
Kullandigimiz dilden utanmamak icin,
duzgun ve kufursuz kullanalim.
"Reklam Yaraticilari Derneginin"
2005 yilinda baslattigi kampanyaya
gelecegimiz cocuklarimiz icin
destek olalim.
Web sitelerinde, forumlarda, mail guruplarında
en SIK gordugum ve okurken utandigim bir kac ornek:
(bunlari yazdigim icin ozur dilerim )
(a.q), (walla), (hadi baaa), (oha oldum)...
Kurtuluş Savası 2 video ( Genel Kurmay Arşivlerinden ) ATV ye bu hizmetinden dolayı binlerce teşekkürler.vatan sizlere minnettardır, dedelerimiz nenelerimiz.
vatanı hem işgal kuvvetlerinden kurtardınız,
hem de yobazlardan.
şimdi sizlerden utanıyoruz, kemiklerinizi sızlatıyoruz,
zira; hem vatan toprağını, ekonomisini satıyorlar,
hem de yobazlar çalı-çırpı gibi bitiyorlar.
ey Türk Gençliği uyuma vatan elden gidiyor!...
1
2 |
|
|